ziya's profileZİYA KOÇYİĞİTPhotosBlogListsMore Tools Help

ZİYA KOÇYİĞİT

"Fırtına"
Photo 1 of 20
More albums (1)

Video

No content has been added yet.

ziya koçyiğit

Occupation
Location

undefined

Loading...

Windows Media Player

Her gün; günlük burçlarınızı burdan rahatlıkla okuyabilirsiniz
June 20

ÖZEL

   
img96/3803/kussag1yl.gif
 
 

 
 
 
 
 
ÖZGEÇMİŞ'İM
 
15.11.1961 KARS DOĞUMLU
 
İlk öğrenimini Kars Merkez Gazi İlköğretim Okulunda, Orta Öğrenimini Kars Merkez Atatürk Ortaokulu'nda tamamladı.
 
Lise Öğrenimini Bursa Tophane Teknik Lisesinde tamamladı.
 
1983 yılından beri "TEK" te Teknik Personel olarak görev yapıyor. 
 
Şu anda Akdeniz "TEDAŞ" İl Müdürlüğü Halkla İlişkiler Servisinde Yetkili olarak görev yapmaktadır.
 
Ayrıca Halkla İlişkiler Uzmanı ve aynı anda BİMER Kordinatörlüğü gürevini üstlenmiş bulunmaktadır...
 
Evli ve 2 kız çocuğu babasıdır.
 
Tel:
GSM: 0532 5624989
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 
Videoları izlerken
Müziğin ve Görüntülerin Sihirini hissetmek için,
Diğer sesleri susturun, hoparlörünüzün sesini yükseltin,
"Eminim hoşlanacaksınız"
İzledikten sonra içerde,"menu" den diğerlerini de görebilirsiniz.
 
Photobucket  
 
Youtube'u İzleyemiyorsanız,
bazı video karelerini (boş) beyaz görüyorsanız;
Anti Sansür V1
 Youtube'a Giriş, %100 Çalışıyor
http://www.antisansur.com
adresinden ücretsiz olarak indirebilirsiniz.
 
Photobucket
 
 

SOSYAL

 
 
AĞITIMDIR YALELLİ
 
Savaşları ben çıkarmış değilim
insanları bölye kızıştır diye.
Başlarına ben dikmedim Firavunları,
bu bela çölleri oldu olalı,
benden önce de vardı.
Kehribar taşları kestirip kölelere
kuleleri ben diktirmiş değilim,
kırbaçlara yatırıp cellat karanlığında.
Susturmak için köleleri
yay çekip ok atmadım Tanrı'ya
...ki dillerin ayrılmasına sebep ben sayılmam yani.
Kanla sulamadım zından kulelerini,
Tel-Aviv yöresinden,
Amerikan paletli...
Ah nasıl geldiler / ben çağırmadım.
Mazlum çöllerin öncesi vardı,
Dağ kılmak neyime gömütleri.
Piramitler duysun diye
gemilere yüklemedim emeği.
Nil benden önce de akıyordu...
Adem'li yemişin o ilk acısı,
ilk cinayet her gün beni buluyor.
Çarmıhtaki İsa, kardeşim değil ki...
Kerbela Kerbela olalı,
türkümde kar yağıyor Filistin.
Vahaları kurutan ben değilim,
kitaplı-kitapsız, hep bana verdiler vaizlerini.
Petrodolarları yangın olalı,
ağıtımdır dilimdeki yalelli...
A. ŞANAL
 
Benden Sor

Bunca acının çiçeği içimde büyüdü
Mahpushane saksılarındaki baharı benden sor...

Kulak ver gecenin sessizliğinde ağan sese,
Ölümcünün böldüğü uykuları benden sor.

Silahlar doğanın yüreğini arıyor durmadan,
Bu kan kokusunun ürettiği soruları benden sor...

Gördük ki, türkülerin sonu yok dilimizde,
Kopup geldikleri dağları benden sor.

Şükran Yurdakul
 

DOĞADAN

 

 

Image and video hosting by TinyPic
 
ertekin
GÜL YAPRAĞI
Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini
aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli
olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan
açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı
geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi.
Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden
kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu.
Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki budist,
kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan
sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yabancı,
tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.
Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar
suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı.
Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz
demekti. Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir
gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı.
Gül yaprağı suyun üsünde yüzüyordu ve su taşmamıştı.
İçerideki budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak
yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir
gül yaprağına her zaman yer vardı.

YAĞMUR

 
 
 
Bulutlardır Yağmuru Getiren

Bulutlardır yağmuru getiren,
Şimdi benim gözlerimde birer bulut.
Her yağmurun başlangıcı gibi,
Benim ela gözlerimdeki yağmurlarda,
Önce bir çiğ tanesi kadar yağmaya, sel olmaya başlıyor...
Dudağımın kenarından kayıp giden her damla,
Can veriyor ben ağlarken gülen toprağa...
 
Sibel Dalgıç
 

     

  

Mausu Kedinin üzerinde gezdirebilirsin

DOSTLUK ÜZERİNE...

Dostları Olmalı İnsanın

Aynen gemilerin limanları gibi
Zaman zaman uğradığın
Yükünü boşalttığın
Dalgalar dininceye kadar beklediğin...

Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,
Geri döneceğin günü beklemek umuduyla
Bazen rüzgara o açmalı yelkenini
Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla
Halatlarını çözmeli
Seni çok ama çok özlemeli

Dostları olmalı insanın,
Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen
Düşünmediklerini düşündüren
Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen
Gerektiginde senin için ateşi yutabilen
Yolunu ısıtan ustan olmalı,
Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini
Sana verebilmeli soğuk bir kış gününde
Üzerindeki tek gömleğini.

Oğuzkan Bölükbaşı

 

  

 
This person's network is empty (or maybe they're keeping it private).
 
 
 
 
Image and video hosting by TinyPic
 
 
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
 
 
June 24